Menü

Müzik Çalar

Anket

Sitemizden Memnun musunuz?
Evet (%75,7)
Hayır (%12,1)
Yorumsuz (%12,1)

Toplam Oy: 33

Tüm Anketler

Takvim

« Aralık - 2018

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31

İstatistikler

 Toplam Hit: 3544357
 Sitede Aktif: 25
 Ip: 54.227.186.112
 Toplam Kategori: 4
 Toplam Blog: 373
 Toplam Yorum: 299
 Toplam Resim: 26
 Toplam Mesaj: 0

Etiket Bulutu

African Mango Ahiret Akıl Altın Çörek Altın Ekmek ana Anne Arıza Aşk Baba Banka Bayan Bebek Bilgi Bilgisayar Bisiklet Borç Boşanma Burs Cehennem Cennet Clavis Clavis Panax Cömertlik Çocuk Damat Dedikodu Deneyim Depresyon Derviş Devlet Din Diploma Doktor Dua Dünya eğitim Ekmek Empati Endişe Erkek Evlilik Excel Ezan Facebook Fakir Gece Geçim Gelin Geri Dönüşüm Kutusu Google Güç Saygı Güzel Hakaret Hasta Hayat Hayırsız Evlat Hediye Helal Horoz Huzur İhtiyar Adam İletişim İman imitasyon İnsanlık İş Yaşamı İyilik Jiroskop Kadın Kanser Kavga Kaynana Kazanç Kıskançlık Kız Kilo Klavis Panax Komşu Korku Kömür köy Küsmek Makarna Melek Mobile Motivasyon Mutluluk Okul Oy Ödev öfke Öğretmek Öğretmen Öğüt Para Pişmanlık Power Editör Powerball Profesyonellik Reklam Replika Reset Rızk Sabır Sadaka Sandık Sarhoş Seçim Sevgi Sevmek Sıkıntı Simit Soygun Stres Şişmanlık Telefon TimeLine UAC Uyku Uyumak Üzüntü Windows Windows 10 Yalan Yaratıcılık Yaratmak Yardım Yardımlaşma Zaman Tüneli Zengin Zihin Zindan

Blog

RSS Takip Tavsiye Et İndir (.doc) Okunma: 7689
Bilinçaltı Dünyası (Okunması Gereken Bir Yazı)

Bugün Benim Doğum Günüm... Mucizenin Fiyatı

Çocukların Bilinç Altına Yerleştirdiğimiz Patlayıcılar
 
Hiç ameliyat geçireniniz... var mı?
 
Bir çok kimsenin "evet" dediğini duyuyorum. İkinci soru geliyor o zaman.
 
Peki ameliyat esnasında yanınızda konuşulanları hatırlıyor musunuz?
 
Narkozla yani anestezi ile ameliyat geçiren herkesin bu soruya "hayır" dediğini duyuyorum.
 
İsterseniz ameliyata kadar gitmeyelim. Uyurken yanınızda biri konuşsa sabahleyin uyandığınızda hatırlar mısınız? Bu soruya da herkesin "hayır" dediğini duyar gibiyim.
 
Bu sorulara ben de sizler gibi cevap veriyordum ta ki az sonra yazdığım şeyleri öğreninceye kadar.
 
Güzel insanlar sizlere bildiğinizi yerinden oynatabilecek ve sizi hayretler içinde bırakabilecek bir şey söyleyeceğim. bilinçaltı biz farkında olmadan her detayı kaydeder.
 
Yukarıdaki hayati ifadenin en önemli sonucu şudur: Çocuklara verdiğiniz her mesaja yaptığınız her yüklemeye dikkat edin özen gösterin!
 
Öyle ki verdiğiniz mesajlar ve yaptığınız yüklemeler onun kendisine güven duymasını ve mücadele gücünü artırabilirken düşünce gücünü zayıflatarak onu beceriksiz özgüveni yetersiz biri haline de getirebilir.
 
Birçok anne babadan şu şikâyetleri çok duyarız: "Hocam dediklerimi hiç dinlemiyor yapmıyor. Hep tersini yapıyor. Oysa ben onun için güzel şeyler düşünerek neler neler anlatıyorum. Söylediklerime bir dikkat etse inanın hiçbir problem kalmayacak çok iyi anlaşacağız."
 
Şöyle soruyorum hemen arkasından: "Çocuğunuza söylediğiniz o neler nelerden birkaç tane de bana söyler misiniz?"
Bizimkiler başlıyor: "Oğlum kızım şunu yapma. Buraya gitme o öyle yapılmaz. Sen beceremezsin."
 
"Eğer ben sizin evladınız olsam ben de yapmam" deyince anne babalar hemen şaşırıyor.
 
Dostlar sizler de çocuklarınıza yukarıdaki gibi yüklemelerde bulunuyorsanız ve çocuğunuz yapmıyorsa bunun sebebi şudur:
 
İnsan zihni olumsuz mesajları algılamaz yani olumsuzluk eki ile biten bütün kelimeler zihnimiz tarafından olumluya dönüştürülerek algılanır.
Kızınız elinde çay tepsisiyle geliyor. Siz şöyle dediniz: "Kızım dikkat et sakın dökme!"
 
Emin olun sizi yalancı çıkartmaz döker.
 
"Sigara içmek yasaktır" levhasını gören tiryakinin aklına sigara içmek düşer.
 
Geçenlerde bir özel okulun öğretmenlerine gittiğim bir öğrenme seminerinde orada bulunanlara şu iki soruyu sordum: "Öğrencilerin bir konuya dikkatlerini çekmek istediğinizde çocuklar burayı unutmayın" diyenlerle "burayı her zaman hatırlayın" diyenler el kaldırsın dedim.
 

Sonuç ne biliyor musunuz?
 
Neredeyse tamamı "çocuklar burayı unutmayın" diyorlarmış.
 
Arkasından aşağıdaki bilgiyi verdim:
 
Allah insan beynini iç içe geçmiş üç katman halinde yaratmıştır.
 
En altta en içte ilkel beyin yer alır. Ortada limbik sistem en dışta ve en üstte de korteks yer almaktadır.
 
İlkel beyin; Kuşlar dahil tüm canlılarda limbik sistem; bazı memeli hayvanlarda ve insanlarda korteks ise sadece insanlarda bulunur.
 
Korteks te sağ ve sol beyin olarak iki parçadan oluşmaktadır. Öğrenme bu sağ ve sol parçalarda (lob) meydana gelmektedir.
 
Beynimize ulaşan ilk mesaj en ortada bulunan limbik sisteme gelir. Limbik sistem gelen mesajı değerlendirir olumsuz ise ilkel beyine havale eder. Olumlu ise kortekse gönderir. Yani olumsuz duygular ve mesajlar sistemi ilkel beyine olumlu duygular ve mesajlar da kortekse yönlendirir.
Onun içindir ki insan beyni olumsuzu algılayamaz.
 
Beynimizin duygusal merkezi (limbik sistem) oldukça güçlüdür. Nefret şiddet sinir korku kaygı aşırı heyecan gibi olumsuz duygular beynin sağlıklı düşünmesini ve konsantrasyonunu yani odaklanmayı engeller.
 
Duygusal yönün zayıflaması öğrenmeyi de zorlaştırır. Uzmanlar beynin düşünen ve üreten parçasının (korteks) beynin duygusal parçasından ürediğini söylerler. Güven takdir sevgi canlılık mizah gibi olumlu duygular öğrenmeyi ve çalışmayı kolaylaştırarak olumlu düşünmeyi geliştirmektedir.
 
Her 10 kişiden 9 u çevresinde olumlu insanların olmasını istiyor ve bu tür insanlarla çalıştıklarında daha verimli olduklarını söylüyorlar. Bunu herkes istiyor ve nedense herkes o 1 kişi gibi davranıyor (kimse o 9 kişiden biri olmaya uğraşmıyor). Neden? Yetiştiğimiz kültür neyin doğru olduğunu söylemek ve öğretmek yerine neyin yanlış olduğunu göstermeyi önemli buluyor. Sonuç: Bize olumsuz düşünmek ve problemleri görmek daha kolay geliyor.
 
Filmlerden hatırlayın. Yabancılar cenazelerini gömdükten sonra "seni hep hatırlayacağız" derler. Biz "seni hiç unutmayacağız" deriz ve unuturuz.
Araştırmaların çoğu olumlu duyguların yaşamak için gıda kadar gerekli olduğunu ortaya koymaktadır.
 
Görmüş geçirmiş bir teyze iki torunuyla beraber gezerlerken teyzenin tanıdıklarından biri onun ve torunlarının yanına yaklaşarak torunlarını sever onların adını ve yaşlarını sorar. Teyzenin verdiği cevap çok ilginçtir: Doktor olanı 6 mühendis olanı 8 yaşında.
 

Sevgili dostlar her zaman hatırlayın: İnsanların ortaya çıkaracakları eserler genellikle yakın çevresindeki insanların kendilerinden bekledikleriyle doğru orantılıdır. Başarının en önemli anahtarlarından birisi de beynin olumlu düşünceye programlanmasıdır.
 
Uzmanlar bir günde ortalama 20.000 karşılıklı etkileşim yaşadığımızı söylüyor. En kısa etkileşimimiz birkaç saniye sürüyor ve her etkileşimde kişiliğimiz üzerinde etki gücü yüksek "iyi ki varsın" veya "sen de kimsin" mesajı alıyoruz. Bizde iz bırakanlar ise bu etki gücü yüksek olumlu veya olumsuz olan etkileşimlerdir.
 
Kişiliğimizin temelinin bu duyguların ve anlık etkileşimlerin etkisiyle elde ettiğimiz ve kendimize atfettiğimiz değerle oluştuğunu görürüz. Özsaygı kişilik ve özgüven değerlerinin temelinde hayatımızın ilk yıllarının hele hele 6 yaşa kadar olan mesajların önemi ve etkisi vardır.
 
Eğer beynimiz her detayı kaydediyorsa biz ameliyatta olanları ve yanımızda konuşulanları neden hatırlamıyoruz. Bırakın ameliyatı uykudayken yanımızda konuşulanları bile hatırlamıyoruz. Peki neden? Çünkü bunlar bilinçaltına kaydedildi biz hatırlamıyoruz zannediyoruz.
 
Ameliyat anında ameliyatı yapanların "eyvah kurşun kötü girmiş her yeri parçalamış bu adam ayağa kalksa da sakat kalır" gibi şeyler söylemelerinin ameliyat sonrasında olumsuz gelişmelere yol açtığının ortaya konmasıyla cerrahların ameliyat esnasında hastanın yanında olumsuz konuşmamaları kural olmuştur.
 
O zaman şunu bir düşünelim: Ameliyat esnasında veya uyurken yanımızda konuşulan her olumsuz ifade bizi derinden etkiliyorsa ya uyanıkken söylediklerimiz veya duyduklarımız.
 
Çocuklara verdiğimiz her olumsuz mesaj aslında bilinçaltına yerleştirilen tahrip gücü yüksek bir bomba gibidir. Bazıları etkisini hemen gösterirken bazıları da yıllar içerinde etkisini gösterir.
 
Çocuklarımıza yetişkin bir birey oluncaya kadar 144.000 defa "yapamazsın edemezsin olmaz beceremezsin inanmam gidemezsin başaramazsın" gibi olumsuz mesajları verdiğimizi ve bunları kullandığımızı biliyor muydunuz?
 
Bunların sonucunda beynimiz yanlış yükleme ve şartlandırmalarla adeta doğru düzgün çalışmayı unutuyor. Bu şartlandırmalar zamanla yıkılmaz inançlar haline dönüşüyor.
 
Uğur Ataseven
 
 
  # Yorum Yaz #

İsim :

Yorum :
(Max. 400 Karakter)

 
» Benzer 5 Konu
 Konu Başlığı Tarih Okunma
 Bilinçaltınıza Pozitiflik... 3/20/2014 1318

En Çok Okunanlar Son Yorumlananlar Hakkımda
Facebook Reklam Sorunu ve Reklam Engelleme (59005)
Hiberfil.sys dosyası nedir? Nasıl silinir? (47729)
İşyerinden İzin Alma Taktikleri (20505)
Lara Fabian-JE T’AIME – Türkan Kürşat (JÖTEM) [Türkçe Çeviri] (18849)
Windows 8 Masaüstüne Geri Dönüşüm Kutusunu Getirmek (17834)
Klasik Müzik Dinle (300 tane kadar) (9783)
Excel Dosyanız Yavaş Çalışıyorsa... (8953)
Bilinçaltı Dünyası (Okunması Gereken Bir Yazı) (7689)
Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir? (6778)
Sabır, insana üstün bir ahlak kazandıran... (6353)
Windows 8 Masaüstüne Geri Dönüşüm Kutusunu Getirmek (30)
Excel Dosyanız Yavaş Çalışıyorsa... (1)
Ensesi Kalın Kurt... (1)
Hiberfil.sys dosyası nedir? Nasıl silinir? (23)
Bilinçaltı Dünyası (Okunması Gereken Bir Yazı) (6)
İşyerinden İzin Alma Taktikleri (5)
Yatağın Altında Kim Var... (1)
Yolda Ne Bulursan Sahibine Vereceksin... (2)
Haddini Aşanlara... (1)
Bir Parça Sevgi Ve İnsanlık (1)
  İçimdeki çocuk bir ergen. Bağımsızlıkla güvenlik duygusu arasında sıkışıp kalmış sanki biraz. Bir yanı eğleniyor, bir yanı isyankar. Bir yanı güvenmek istiyor, bir yanı çekip gitmek. Bir yanı sorumluluk alıyor, diğer yanı serserilik etmeye devam etmek istiyor. Arada kalan ise ben, yani o çocuğun büyümüş hali oluyor. Kolay değil içimdeki çocukla baş etmek. Hele o benim tam anlamıyla b