Menü

Müzik Çalar

Anket

Sitemizden Memnun musunuz?
Evet (%65,9)
Hayır (%15,9)
Yorumsuz (%18,1)

Toplam Oy: 44

Tüm Anketler

Takvim

« Ekim - 2019

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31

İstatistikler

 Toplam Hit: 5519402
 Sitede Aktif: 20
 Ip: 34.204.191.31
 Toplam Kategori: 4
 Toplam Blog: 375
 Toplam Yorum: 303
 Toplam Resim: 26
 Toplam Mesaj: 0

Etiket Bulutu

African Mango Ahiret Akıl Altın Çörek Altın Ekmek ana Anne Arıza Aşk Baba Banka Bayan Bebek Bilgi Bilgisayar Bisiklet Borç Boşanma Burs Cehennem Cennet Clavis Clavis Panax Cömertlik Çocuk Damat Dedikodu Deneyim Depresyon Derviş Devlet Din Diploma Doktor Dua Dünya eğitim Ekmek Empati Endişe Erkek Evlilik Excel Ezan Facebook Fakir Gece Geçim Gelin Geri Dönüşüm Kutusu Google Güç Saygı Güzel Hakaret Hasta Hayat Hayırsız Evlat Hediye Helal Horoz Huzur İhtiyar Adam İletişim İman imitasyon İnsanlık İş Yaşamı İyilik Jiroskop Kadın Kanser Kavga Kaynana Kazanç Kıskançlık Kız Kilo Klavis Panax Komşu Korku Kömür köy Küsmek Makarna Melek Mobile Motivasyon Mutluluk Okul Oy Ödev öfke Öğretmek Öğretmen Öğüt Para Pişmanlık Power Editör Powerball Profesyonellik Reklam Replika Reset Rızk Sabır Sadaka Sandık Sarhoş Seçim Sevgi Sevmek Sıkıntı Simit Soygun Stres Şişmanlık Telefon TimeLine UAC Uyku Uyumak Üzüntü Windows Windows 10 Yalan Yaratıcılık Yaratmak Yardım Yardımlaşma Zaman Tüneli Zengin Zihin Zindan

Blog

RSS Takip Tavsiye Et İndir (.doc) Okunma: 1435
Korkarım ki sizin o kadar vaktiniz yok...

Yılbaşını Zehir Eden Terör Falanca Senin Hakkında Konuştu

- Merhaba Recep hoş geldin.
- Hoşbulduk abi.
- Eee… neticeleri aldın mı?
- Aldım abi. Birimizin neticeleri iyi ama birimizde sorun çıktı.
Ağabey olan Zeki yerinde rahatsızca kıpırdandı.
- Bana bak, "Doktor arkadaşım, ucuza, baştan aşağı muayene edecek, ikimiz beraber gidelim" dedin gittik. Karnımın altında sıkıştıran ağrımdan başka birşeyim yoktu. Şimdi bana bir de kötü haber verme.
- Merak etme abi, Allah çaresiz dert vermesin. İyi ki kontrole gitmişiz.
- Niye ki. Önemli bir şey mi var.
- Doktor arkadaşım Selim, böbreklerde sorun çıktığını söyledi.
Zeki iyice telaşlandı;
- Ben de mi?
Recep abisine baktı, kısa bir sessizlikten sonra gülümsemeye çalışarak devam etti;
- Yok yok... merak etme sende değil, bende.
Recep, oturduğu yere yerleşti, ağırdan ağıra, yavaş yavaş konuştu;
- Neyse, çaresi var demiştin. Neymiş çaresi.
- Böbrek nakli.
- Öyle mi! Böbrek bulmak kolay değil diye duymuştum. Sana ne çabuk bulundu böyle.
- Beraber gittik ya abi.
- Eeee…
- Senin de her türlü bulguların hastanede kayıtlı ya, senin böbrek bana uyuyormuş.
Zeki, kaşlarını çattı;
- Ne diyorsun sen Recep. Ben nasıl vereyim sana böbreğimi, ben ne olacağım.
- Abi bilmiyor musun, sağlam olduktan ve kendine dikkat ettikten sonra bir böbrek de yetiyormuş.
- Olmaz, olmaz Recep. Bak sen benden genç olduğun halde iki böreğinde göçmüş, başkasından böbrek istiyorsun. Benim ne garantim var? Sana bir
böbreğimi verdikten sonra ya diğeri de işini yapamazsa. Sen benim böbreğimle rahat rahat gezerken, ben diyaliz makinelerinde mi ömür tüketeceğim.
Recep’in bakışlarındaki gülümseme kaybolmaya başlamıştı.
- Şaka yapıyorsun değil mi abi.
- Bu işlerin şakayla filan ilgisi olmaz Recep. Tamam kardeşimsin, tamam zor günümde çok borç verdin ama bu iş başka.
- Sen benim yerimde olsaydın, düşünmeden verirdim abi. Eğer beni denemek için yapıyorsan, yapma. Sen böyle konuştukça gerçekten üzülmeye başladım.
- Bak Recep, açık söylüyorum, eğer borcumu başıma kakıp da isteyeceksen, hemen bir takvime bağlayalım, birkaç senede ödeyim. Borç çok, hemen ödeyemem ama
borcumu kullanıp bana boşuna baskı kurmaya kalkma.
- Ben sana borç lafı açtım mı! Her zaman demedim mi, "Ne zaman müsait olursan, o zaman ödersin." Diye. Bu iş başka abi, kardeş kardeşe böyle durumda yardımcı
olmazsa, başka ne zaman gösterecek kardeşliğini.
- Hiiiiç boşuna çeneni yorma. Sen de bekle biri organ bağışlasın diye, başkaları nasıl bekliyor.
- Organ bağışlayan o kadar azken, yıllarca bekleyenler varken, insan kardeşinin diyaliz makinelerinde sürünmesine nasıl göz yumabilir ki.
- Son sözüm bu Recep, benim ki de can.
Recep yüzü asık, morali bozuk ayağa kalktı.
- Pekala abi, seni bir daha rahatsız etmeyeceğim. Ama ameliyat işlemlerine başlaması için kimliklerimizi doktor Selim’e bırakmıştım. Ona uğrayıp kimliğini
alabilirsin.
- Güle güle, güle güle !…


Ertesi gün Zeki hastanedeydi. Biraz da eleştirmesinden çekine çekine, doktor Selim’in odasına girdi;
- İyi günler doktor bey!
- Ooo hoş geldiniz Zeki bey. Nasılsınız?
- İyiyim iyiyim.
- Az önce Recep de telefon etmişti, yarın tam ameliyat saatinde hastanede olacağını söyledi.
- Öyle mi! Aslında ben de o konuda konuşacaktım doktor bey.
- Buyurun.
- Bu ameliyat olmasın diyecektim.
- Olur mu! Siz ne diyorsunuz, diyaliz makinelerinde dolaşmak, o ağrıları çekmek, her hafta, bazen haftada iki kez hastaneye koşmak, üstelik çoğu zaman ağrı içinde sıra beklemek kolay mı sanıyorsunuz. Üstelik sizlerin durumu çok güzel, iki kardeşten biri böbrek hastası çıkıyor, aynı gün muayene olan kardeşinin
de böbrekleri hem sağlam, hem de kardeşine uyumlu çıkıyor.
- Doktor bey, kusura bakmayın, tartışmak istemiyorum. Kimliğimi alıp gideceğim, bu ameliyatı istemiyorum.
Doktor çok şaşkındı;
- Zeki bey, karar sizin, zorla bir şey yaptırma imkanımız yok ama bir doktor olarak bu durumu kabullenemiyorum. Gelin bir daha düşünün, bu yaptığınızın hiçbir mantıklı tarafı yok. Ameliyat masasına yatmaktan korkuyorsanız, günümüzde bu ameliyatlar oldukça başarılı yapılıyor.
Kimliği uzattı;
- Evraklar önümde hazır, sadece sizin imzanız kalmıştı. Bakın kardeşiniz de yarın vaktinde burada olacağını söyledi, daha ne istiyorsunuz ki, anlayamıyorum.
- Doktor bey, bey eninde sonunda bir organ bağışlayan çıkacaktır.
- Korkarım ki sizin o kadar vaktiniz yok.
Zeki, içinde inceden bir sızı duyar gibi oldu.
- Kardeşimin durumu o kadar mı kötü?
- Kardeşinizin mi! Recep size söylemedi mi, sizin böbreklerden biri hiç çalışmıyor, diğeri de iflas etmek üzere.
Zeki’nin gözlerinde korku, acı, hüzün toplanırken, durumu yeni anlayan doktor bir an Zeki’nin gözlerinin içine öfkeyle baktıktan sonra ayağa kalktı;
- Zeki bey, kardeşiniz böbreğini size vermek için yarın burada olacak. Size tavsiyem, bu evrakları imzalayıp sekreterliğe bırakın ve yarın ameliyat için burada olun...

  # Yorum Yaz #

İsim :

Yorum :
(Max. 400 Karakter)

 

En Çok Okunanlar Son Yorumlananlar Hakkımda
Facebook Reklam Sorunu ve Reklam Engelleme (60107)
Hiberfil.sys dosyası nedir? Nasıl silinir? (52880)
İşyerinden İzin Alma Taktikleri (23265)
Windows 8 Masaüstüne Geri Dönüşüm Kutusunu Getirmek (20097)
Lara Fabian-JE T’AIME – Türkan Kürşat (JÖTEM) [Türkçe Çeviri] (19609)
Excel Dosyanız Yavaş Çalışıyorsa... (13115)
Klasik Müzik Dinle (300 tane kadar) (10425)
Sabır, insana üstün bir ahlak kazandıran... (8484)
Bilinçaltı Dünyası (Okunması Gereken Bir Yazı) (8378)
Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir? (7970)
Hiberfil.sys dosyası nedir? Nasıl silinir? (25)
Windows 8 Masaüstüne Geri Dönüşüm Kutusunu Getirmek (31)
Excel Dosyanız Yavaş Çalışıyorsa... (2)
Ensesi Kalın Kurt... (1)
Bilinçaltı Dünyası (Okunması Gereken Bir Yazı) (6)
İşyerinden İzin Alma Taktikleri (5)
Yatağın Altında Kim Var... (1)
Yolda Ne Bulursan Sahibine Vereceksin... (2)
Haddini Aşanlara... (1)
Bir Parça Sevgi Ve İnsanlık (1)
  İçimdeki çocuk bir ergen. Bağımsızlıkla güvenlik duygusu arasında sıkışıp kalmış sanki biraz. Bir yanı eğleniyor, bir yanı isyankar. Bir yanı güvenmek istiyor, bir yanı çekip gitmek. Bir yanı sorumluluk alıyor, diğer yanı serserilik etmeye devam etmek istiyor. Arada kalan ise ben, yani o çocuğun büyümüş hali oluyor. Kolay değil içimdeki çocukla baş etmek. Hele o benim tam anlamıyla b